Burhanettin Duran: Türkiye, dünyada vicdanlı gücün temsilcisi oldu
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin sadece içinde bulunduğu coğrafyanın değil, tüm dünyadaki mazlumlara dair her türlü ihtiyaca insani diplomasi ilkesiyle omuz vermeye gayret ettiğini dile getirdi. Duran, "Türkiye, dünyada vicdanlı gücün temsilcisi oldu." dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası alanda, diplomasi, ticaret, enerji, eğitim, insani yardım, savunma, lojistik-ulaştırma gibi alanlarda artan rolünü değerlendirdi.
Duran, "Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde Türkiye" başlıklı yazısında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dünya siyasetinin İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzen kaynaklı yapısal krizlerle sarsıldığına dikkat çeken Duran, "Kurumların işlevsizleştiği ve jeopolitik rekabetin gri alanlarda yoğunlaştığı bir kırılma noktasındadır. Tek kutupluluğun sona erdiği, ancak çok kutupluluğun henüz kurumsallaşamadığı bu fetret dönemi hem büyük riskler hem de devasa fırsatlar barındırmaktadır." dedi.
"Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde bu küresel belirsizliği doğru okumuş; sadece savunma pozisyonunda kalmak yerine, oyun kurucu bir vizyonla Türkiye Yüzyılı perspektifini uluslararası sistemin merkezine yerleştirmiştir." ifadelerini kullanan Duran, Türkiye'nin dış politikadaki artan rolünün, ideolojik bir tercihten ziyade rasyonel bir büyük stratejinin sonucu olduğuna değindi.
Duran şöyle devam etti:
"Hem Batı ittifakının sadık bir kanat ülkesi hem de Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla Orta Asya'da, normalleşme süreçleriyle Orta Doğu'da ve Yeniden Asya açılımıyla Pasifik havzasında etkin bir ülke konumunda bulunuyoruz. Ukrayna-Rusya savaşındaki arabuluculuk çabaları ve Somali-Etiyopya gibi krizlerde elde edilen somut ilerlemeler, Türk diplomasisinin kriz çözme kapasitesini tescil etmiştir. Bu dinamizm, Türkiye'yi kritik meselelerde vazgeçilmez bir aktör haline getirmiştir."
"ÜLKEMİZ 'VİCDANLI GÜÇ' KAVRAMININ TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR"
Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı post-pandemi sürecinde Türkiye'nin, Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un en güvenli ve efektif rotası haline geldiğini dile getiren Duran, "İstanbul Havalimanı'nın küresel bir merkez olması; Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve devasa otoyol projeleri, Anadolu'yu küresel ticaretin kalbi yapma hedefimizin fiziksel altyapısıdır. İhracat odaklı büyüme modelimizle birleşen bu lojistik kapasite, Türkiye'nin dünya ticaretindeki payını kalıcı olarak artırmaktadır." dedi.
Duran, yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Büyük mutasavvıf, fikir ve gönül adamı Mevlana Celaleddin-i Rumi, adaleti "Herkese hakkı olanı vermek ve her şeyi yerli yerine koymak" olarak tarif eder. Yine Mevlana'nın "Ağaca su vermenin adalet, dikene su vermenin zulüm" olduğu anlayışıyla Türkiye, insanlık vicdanı ağacını korumanın ve geliştirmenin gayreti içindedir.
Yalnızca içerisinde bulunulduğu coğrafyanın değil, tüm dünyada insana ve özellikle de mazlumlara dair her türlü ihtiyaca insani diplomasi ilkesiyle omuz vermeye gayret eden ülkemiz, dünyada 'vicdanlı güç' kavramının da temsilcisi olmuştur. Milli gelirine oranla yapılan insani yardımlarda dünya birincisi olmamız, AFAD ve Türk Kızılay'ın küresel operasyonel etkinliği, Türkiye'nin yumuşak gücünü tahkim etmektedir."
"TEDBİRLER GELİŞTİRMEK ZORUNDADIR"
Türkiye, çeşitlendirilmiş diplomasinin bir başka boyutu olan kamu diplomasisinde de önemli adımlar attığına dikkat çeken İletişim Başkanı, Türkiye'nin tanıtımının yanında Türkiye hakkındaki kara propagandalara karşı kamu diplomasisi enstrümanlarıyla da mücadele edildiğini dile getirdi.
Duran, "2025 yılında toplam 38 panel, 3 medya forumu, 2 istişare ve değerlendirme toplantısı, 24 yuvarlak masa toplantısı, 29 sergi, 9 mutabakat zaptı, 7 çalışma ziyareti, 2 yemek daveti, 1 ön hazırlık çalıştayı ve 18 eğitim programı gerçekleştirmiştir. Ayrıca 16 rapor ile 5 kitap basılmış ve 13 video hazırlanmıştır. Hedefimiz, Türkiye markasının dünyada layık olduğu noktaya gelmesi ve temsil ettiği değerler ve ilkeler ile dünyada örnek haline gelmesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni çağda çatışmaların ve savaşların sadece konvansiyonel silahlar ve sistemlerle yapılmadığına, son yıllarda sosyal medyanın da toplumlara etkisinin derinleştiğinin altını çizen Duran, "Siber tehditler çeşitlenmiş, algı operasyonları ve dezenformasyon yöntemleri artmıştır." ifadelerini kullandı.
Yapay zeka konusuna da dikkat çeken Duran, "Yapay zeka enstrümanlarının da kullanılmaya başlamasının enformasyon ekosisteminde olumlu ve olumsuz sonuçları ortaya çıkmaya başlamıştır. Teknolojik bir dönüşümün yaşandığı çağımız iletişim alanında yepyeni bir safhanın da başlangıcının işaretlerini vermektedir. Bu kaos ortamı bazı küresel şirketler ile onlarla eş güdüm içinde hareket eden bazı devletlerin iletişim ekosisteminde fiili hükümranlık ve yönlendirme kapasitesi tesis etme riskini beraberinde getirmektedir." dedi.
Bu durumunda ülkelerin dijital egemenliğine bir olduğunun altını çizen Duran, "Bu düzlemde bir yandan devletler hibrit savaşlara karşı da hazırlıklı olmak, bu savaş türünün tehlikesinin farkına varıp tedbirler geliştirmek, öte yandan da bu yeni teknolojik gelişmelerden en net ve etkili şekilde istifade edecek hazırlıklar içinde olmak zorundadır." açıklamasında bulundu.
DEZENFORMASYONLA MÜCADELE
"Biz de ülkemizi bu yeni nesil tehditlere ve risklere karşı dayanıklı ve hazırlıklı hale getiriyoruz. Ülkelerin birbirine karşı giriştiği en önemli operasyonel unsurlardan olan dezenformasyona karşı mücadelemizi son derece kararlı bir biçimde sürdürüyoruz." diye konuşan Duran, şöyle devam etti:
"Vatandaşlarımızı her alanda doğru bilgilendirmek, algı ajanlarına fırsat vermemek ve toplumumuzda medya okuryazarlığını yükseltmek için ekiplerimiz dur durak bilmeden çalışıyor. Yalan haberin orman yangını gibi yayıldığı bu ortamda algoritmalar üzerinden gündem belirleme çabalarına karşı toplumumuzu korumak için gayret sarf ediyoruz.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz milletimizi kirli bilgiden korumak, algı oyunlarını bozmak için gece gündüz faaliyet gösteriyor. Merkezimizce 2025 yılı içerisinde 35 Dezenformasyon Bülteni yayımlanmış, 3 bine yakın dezenformasyon tespit edilip bertaraf edilerek kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ayrıca 32 yeni üniversitede Dezenformasyonla Mücadele Kulübü kurulması sağlanmıştır. Böylece 60 ilde, 76 üniversitede Dezenformasyonla Mücadele Kulübü faaliyet göstermeye başlamıştır."
"BÜTÜN GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ"
Enformasyon faaliyetlerinin en önemli amaçlarından biri olan toplum ile devlet arasında köprü olma işlevinin de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) tarafından en etkin biçimde sağlandığını dile getiren Duran, "CİMER, sisteminin de bu dönemde etkin bir şekilde işlemesi ve toplumla devlet arasındaki ilişkinin daha şeffaf bir noktada olması için çalışmalarını da sürdürmüştür. 2025 yılında da vatandaşlarımızın başvuruları CİMER sistemiyle alınmıştır." dedi.
2025'te CİMER'e toplam 5 milyon 525 bin başvuru yapıldığını, 2018'den bu yana yapılan başvuru sayısının ise 41 milyonu aştığını açıklan İletişim Başkanı, "Bu başvuruların yüzde 96,8'i cevaplandırılarak, ortalama işlem süresi 11 güne kadar düşürülmüştür. CİMER başvurularının yüzde 96'sı dijital kanallar üzerinden yapılırken başvuruların kolaylaştırılması için 2025 yılında 'CİMER Mobil Uygulaması' devreye alınmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
CİMER'de gündem oluşturan konuların, vatandaş taleplerinin, görüşlerinin ve şikayetleri temelinde hazırlanan 374 rapor ilgili kurum ve yetkililerle paylaşılarak vatandaşların politika yapım sürecine dahil olmasına zemin hazırlandığına da dikkat çeken Duran, 2025 yılında adli ve idari soruşturmaya konu olmuş CİMER başvurularına yönelik bilgi ve belge talebi içeren bin 640 yazıya cevap verilmişdiğini ve çok sayıda suç şebekesinin CİMER başvurularıyla çökertildiğini de sözlerine ekledi.
Duran, "İletişim kuramcısı Marshall McLuhan'a göre iletişim araçları ve teknoloji son derece akışkan bir değişime ve dönüşüme sahiptir. Bu özelliği ile iletişim araçları içerisinde bulunduğu toplumun kültürel ve sosyolojik kodlarındaki değişimde son derece etkilidir. İletişim araçları ve teknolojide yaşanan baş döndürücü değişim sürecinde İletişim Başkanlığı olarak vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini önemseyen ve sadece milletin işaret ettiği istikamete yürüyen Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde bütün gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz."
What's Your Reaction?
Like
0
Beğenme
0
Love
0
Funny
0
Angry
0
Sad
0
Wow
0