Cumhurbaşkanı Erdoğan: Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de doğurganlık hızının giderek düştüğünü belirterek "Rakamlar hepimiz için tedirgin edici. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı'nda açıklamalarda bulunuyor.
Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
- "Artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum. Şu bir gerçek ki, bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü ve teknolojisinin ileriliğiyle ölçülemez. Bir milletin gücü beşiklerde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus On Yılı belgemiz, bu doğrultuda atılacak adımlara daha da güç katacağına inanıyor, milletimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.
- Bugün ayrıca Aile Yılı kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren arkadaşlarımıza ödüllerini takdim edeceğiz.
- Hepimiz bir anne babanın evlatlarıyız. Evlat olmamız da, anne-baba olmamız da ailelerimizin sayesindedir. Aile insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Hayata önce aileden hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan-millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur.
- Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum puan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birliğinden ayrı düşünülemez. Aile toplumun temelidir ilkesi, milletimizin asli kimliğini ortaya koyan veciz bir cümledir.
- Evet, Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmeyi başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, kadim değerlerimiz vardır.
- Alışageldiğimiz yapıların çözüldüğü, insanın yön ve yol arayışının arttığı bir dönemdeyiz. 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. 2007'de “En az üç çocuk” diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu yaklaşımımız bazı kesimlerin tepkisini çekmiş, hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan nice ahlak dışı iftiraya maruz kalmıştık.
- Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O gün bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı kabul etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek.
- Dijital çağda aile de dönüşüyor, ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Riskleri öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlıyoruz.
- Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edici. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz.
What's Your Reaction?
Like
0
Beğenme
0
Love
0
Funny
0
Angry
0
Sad
0
Wow
0