Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında cinayet ihtimali de masada
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada cinayet dahil tüm ihtimallerin değerlendirildiğini bildirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya ilişkin, "Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti." değerlendirmesini yaptı.
Konuya ilişkin daha önce yapılan şikayet ve ihbarların Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca dikkate alınarak soruşturma başlatıldığını dile getiren Gürlek, daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanları üzerine bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Bakan Gürlek, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni delillerin ortaya çıkması halinde yeni işlemlerin gündeme gelebileceğini, buna, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının delil durumuna göre karar vereceğini anlattı.
Her şüpheli ölüm gibi bu olayın da bütün yönleriyle araştırıldığına dikkati çeken Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının, ilgili Cumhuriyet başsavcılığıyla bilgi ve koordinasyon çerçevesinde çalıştığını, soruşturmanın yönü ve adli kararların ise ilgili yargı mercilerinin yetkisinde olduğunu vurguladı.
İlerleyen süreçte tablonun daha net ortaya çıkacağını düşündüğünü kaydeden Gürlek, "Kaşif Kozinoğlu devletin yetiştirdiği müstesna bir isimdi. Örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de dosyada inceleniyor. Cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor." dedi.
“SORUŞTURMAYA MÜDAHALE ETME YETKİMİZ YOK”
Gürlek, olayın cinayet olduğunu peşinen söylemenin doğru olmayacağını, bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini, sürecin devam ettiğini ve soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü söyledi.
Adalet Bakanlığının devam eden bir soruşturmanın içeriğine müdahale etme veya savcılara soruşturmanın yönüne ilişkin talimat verme yetkisinin bulunmadığını belirten Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının yargısal görevlerini anayasa ve kanunlar çerçevesinde yerine getirdiğini, Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) da hakim ve savcılara ilişkin anayasal ve yasal görevlerinin belli olduğunu anımsattı.
Akın Gürlek, meslektaşlarına verdikleri mesajın, soruşturmaların yönüne ilişkin olmadığına dikkati çekerek, şunları ifade etti:
"Hukuka uygun biçimde görevlerini yaparken isimden, makamdan veya unvandan çekinmemeleri gerektiğini söylüyoruz. Bazen bir meslektaş bir soruşturmaya başladığında, 'İki gün sonra önemli birinin ayağına basarsam ne olur? Buradan etkili bir isme gidersek sorun yaşar mıyız?' şeklinde bir tedirginlik yaşayabilir. Bizim söylediğimiz şu: 'Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver."
Buradaki yaklaşımın bir soruşturmanın yönünü göstermek değil, savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Gürlek, "Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil. Savcılık zaten böyle yapılır. Bizim güçlendirmek istediğimiz irade, kişiye göre değil delile ve hukuka göre hareket etme iradesidir. Soruşturmalara müdahale etme yetkimiz yok. Böyle bir niyetimiz de kesinlikle yok." bilgisini paylaştı.
What's Your Reaction?
Like
0
Beğenme
0
Love
0
Funny
0
Angry
0
Sad
0
Wow
0