Önce mağdur ve sanık sonra karı koca. Vanlı Kara Haydar soruşturmasında neler biliniyor?
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan ve kendisiyle aynı soruşturmada tutuklanan fenomen eşi Çağla Öz hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Van'da yaptıkları düğün nedeniyle gündeme gelen Mehmet Fatih Tançalan ile sosyal medya fenomeni eşi Çağla Öz Tançalan hakkında başlatılan soruşturma sürüyor.
Kamuoyunda “Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Tançalan, geçen hafta “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla 8 Eylül'de tutuklandı. Çağla Öz ise bundan dört gün sonra aynı suçlamayla İstanbul'da gözaltına alınarak cezaevine gönderildi.
Bu süreçte dikkati çeken pek çok ayrıntı ortaya çıktı. İşte “Vanlı Kara Haydar” soruşturmasının dünü, bugünü… KARA HAYDAR "KİRALIK", ÖZ "SATIN ALINDI" DEDİ
Çift hakkındaki yargılama süreci, düğünlerinde yaklaşık 43 milyon liralık altın takıldığı iddiası üzerine başladı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bunların kaynağını mercek altına aldı.
Mehmet Fatih Tançalan, ifadesinde düğünde takılan altınların kiralık olduğunu ve düğünden sonra sahibine iade ettiklerini öne sürdü. Ancak Çağla Öz eşini yalanladı; kiralık olduğu savunulan takıların satın alındığını ileri sürdü:
“10 Mayıs 2026'da İstanbul'da nişan yaptık. Bu nişanda Mehmet Fatih bana kolye, 2 kelepçe bilezik taktı. Taç ve kemer ise kuyumcudan ödünç alınan takıydı ve sonrasında kuyumcuya iade edildi. Kolye ve iki kelepçe bilezik ise Mehmet Fatih ve ailesi tarafından alınarak götürüldü. Mehmet Fatih her ne kadar ifadesinde tüm takıların kiralık olduğunu beyan etmiş ise de satın alındığını biliyorum.”
Düğünde takılan altınlardan iki kelepçe bilezik ve kalkuta kolyenin nişanda takılan takılar olduğunu iddia eden fenomen gelin; taç, kemer ve zincirin reklam karşılığı kiralık olarak takılan altınlar olduğunu öne sürdü.
Öz, düğünden sonra bütün takıların kendisinden alındığını ve bileziklerin imitasyon olduğunu haberlerden öğrendiğini ileri sürdü. "KARA PARA İDDİASI YANSITILDI"
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı'nın raporunda 2020'den bu yana kendi beyanına dayanan 1,1 milyon lira kar beyanı neticesinde asgari ücret tutarında bir yaşam standardına sahip olduğuna yer verildiğini anlatan Öz, bu işlerle muhasebecisinin ilgilendiğini, kar beyanlarını usulüne uygun şekilde maliyeye bildirip bildirmediği hakkında bilgisinin olmadığını savundu.
Hesabına kimliği belirsiz paranın gelmediğini, kara para aklama gibi bir durumun söz konusu olmadığını ileri süren Öz, MASAK raporunda yer alan eşiyle arasındaki 1,5 milyon liralık para transferinin de borç alışverişine ilişkin olduğunu iddia etti.
Öz, annesine 221 işlemde 5 milyon 200 bin lira parayı ihtiyaçları için gönderdiğini, 303 işlemde 6 milyon 69 bin liranın da biriktirmek için annesine gönderdiği ve ihtiyaç duyduğunda geri aldığı kendi parası olduğunu savundu.
Eşinin nafaka davasından dolayı kendi hesaplarını kullanamadığını, soruşturma kapsamında dün tutuklanan yakını M.S.T.'nin hesabından kendisine para gönderdiğini anlatan Öz, MASAK raporundaki M.S.T'ye ait hesaptan gönderilen 644 bin liranın da buna ilişkin olduğunu ileri sürdü. "BU ŞEKİLDE İNSANLARA HAVA ATIYORDU"
MASAK raporunda yer alan iddiaları kabul etmediğini, meşru kazancının olduğunu dile getiren Öz, şu iddiaları dile getirdi:
"Eşimin sosyal medyada yer alan profilinden ve imajından dolayı hakkımda böyle bir iddia ve tespit yapıldığını düşünüyorum. Benim tüm yaşantım bugüne kadar böyleydi ve göz önündeydi. Ancak eşim hayatıma girdikten sonra bana bu şekilde kara para iddiası yansıtıldı. Sosyal medyada paylaştığımız videoların reklam değeri yüksek olduğu için firmalar sponsor olmak istemektedirler. Her ne kadar eşim ifadesinde kendisine ait sosyal medya hesabını benim kullandığımı, paylaşımları benim yaptığımı iddia etmiş ise de ben sadece kendisinin paylaşımlarını düzenliyordum. Paylaşımlarının içeriğine karışmıyordum."
Öz, düğünde takılmayan bir paranın anonsunun yapıldığını, eşinin amacının kendisine çok para geldiğini duyurmak olduğunu ve bu şekilde insanlara hava attığını ileri sürdü. ALTINLAR SAHTE ÇIKTI
Düğünde takılan takılarla ilgili bilirkişi raporu ortaya çıktı.
Rapora göre, takılan 97 parça takının 76'sı altın çıkmadı. 76 parça için rapora "altın olmayan" ibaresi düşüldü. "Altın olmayan" listesinde 21 burma bilezik, 37 desenli bilezik, külçeler, 2 metrelik zincir, kemer ve Hint kolye bulunuyor.
Çiftin düğün için kiraladıklarını ileri sürdüğü altınlar ise bir evin odunluğunda bulunmuştu.
Valiz içindeki 66 bilezik, altın olduğu değerlendirilen zincir, döviz ve çeşitli ziynet eşyalarının yanı sıra cep telefonları ile Tançalan adına düzenlenmiş pasaport ortaya çıkmıştı.
Tüm bu materyallere el konularak evin sahibi de gözaltına alınmış ardından adli kontrolle serbest bırakılmıştı. "BAŞIMA SİLAH DAYAYIP BENİ TEHDİT ETTİ" İDDİASI
Öz'ün yıllar önce lise yıllarında annesiyle birlikte verdiği bir röportaj da ortaya çıktı.
Genç kızın, başına silah dayadığını iddia ettiği Tançalan'ı tehdit ve taciz nedeniyle şikayet ettiği belirlendi.
Röportajında Tançalan'ın okulu korumalarıyla bastığını ve şüphelinin kapıda beklediğini iddia eden Öz, "Okula polis çağırılmadı. Çok korkunç bir görüntüsü olduğu için kimse ona bulaşmak istemez." dedi. Öz, Tançalan'ın okula gitmesine izin vermediğini de öne sürdü.
Aynı röportajda ise Öz'ün annesinin "Kızımı Vanlı Kara Haydar'ın elinden kurtarmak istiyorum." dediği de görüldü.
Açılan kamu davası sonucunda mahkeme kayıtlarına göre, Tançalan "reşit olmayanla cinsel ilişki" ve "istismar" suçundan yargılanıp 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası aldığı ortaya çıktı.
Geçmişte mağdur ve sanık olan ikili, yıllar sonra evlendi ve şimdi cezaevinde tutuluyor.
What's Your Reaction?
Like
0
Beğenme
0
Love
0
Funny
0
Angry
0
Sad
0
Wow
0